Türkiye’de startup’ları öldüren 12 neden

0

Geçtiğimiz pazartesi biten, yani 1-5 Ekim’de gerçekleştirilen Startup İstanbul Konferansı’nın son günü, uluslararası Startup yarışmasının kazananları ödüllerini aldı. Bu yıl 78 ülkeden 200’ün üzerinde başvuru alan yarışmada finale kalan 17 girişim, ikişer dakikalık sunumlarla ürünlerini, ekiplerini ve iş modellerini jüriye, yatırımcılara, yaklaşık 2 bin konferans katılımcısına ve canlı internet yayınıyla binlerce izleyiciye anlattı. Jüri oylaması sonunda Kenya çıkışlı mobil para / fintech girişimi “Nims” birinciliği elde ederken, Endonezya’nın gıda ve beslenme sorununa çözüm bulmak amacıyla yola çıkan iGrow ikinci, İran çıkışlı yeni nesil proje yönetimi platformu Taskulu da üçüncü oldu.  Ödül alan ve finale kalan projeleri merak edenler detaylara startupistanbul.com adresinden ulaşabilirler. “Startup”, henüz kurulma aşamasında olan yenilikçi girişimler için kullanılan bir kavram. Bu tür  konferanslar ve yarışmalar, girişimcilerin hem mentorlerle, hem de melek yatırımcılarla buluşmasını sağlıyor. Diğer yandan bu tür organizasyonlar vesilesiyle startup ve yenilikçilik meselesi kamuoyunun gündemine geliyor ve kısır ülke gündemi dışında tartışma fırsatları yaratıyor. Ben de bu startup tartışması vesilesiyle geçtiğimiz günlerde Twitter hesabımdan paylaştığım “Türk StartUp’ları Öldüren 12 Sebep” üzerinde durmak istiyorum. Melek yatırımcı Fırat İşbecer’in Medium’da kaleme aldığı yazı, Türkiye’deki girişimcilik ve yenilikçilik ekosisteminin bazı zayıflıklarına dikkat çekmesi açısından önemli. Zira bir startup oluşturmak, melek yatırımcıların dikkatini çekmek, yatırım almak, bugün iş yaşamına atılan veya atılmaya hazırlanan genç kuşağın en büyük hayali. Fırat İşbecer yazısında, girişimcilik dünyasının giderek artan basın ilgisiyle daha da parladığını, ancak durumun uzaktan göründüğü gibi olmadığını söylüyor.Kurulan her 10 startup’tan 9 tanesinin ilk 18 ay içerisinde kapandığına, yani ölüm oranının yüzde 90’lara vardığına dikkat çeken İşbecer, Türkiye’deki girişimcilik dünyasının malül olduğu konuları 12 başlık altında toplamış. Ben de bu başlıkları kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum. Ayrıntıları merak edenler yazının tamamına medium.com/@firatisbecer adresinden ulaşabilir.

1- Güven sorunu: Türkiye’de maalesef iş hayatında en fazla ihtiyaç duyduğumuz unsur güven. Güvenin olmadığı yerde müşterek herhangi bir başarıdan söz etmek zorlaşıyor. 

2- Cahil cesareti: Türkiye’de çoğu girişimci ezbere iş yapıyor, sektörüne tam olarak hakim değil. Hiçbir dokümanı başından sonuna kadar dikkatli okumuyor ve kendisini geliştiremiyor. Risk almakla cahil cesareti arasındaki ince çizgi görülemiyor.

3- Yanlış ortaklıklar: Türkiye’deki temel yanlışlardan bir tanesi, girişimlerin fazlasıyla farazi ve duygusal temeller üzerine inşa edilmesi. Diğer problem ise çok konuşup az iş yapan sözde ortaklar.

4- “Öz” girişim trendi: Türkiye’ye özgü klasik bir start up hatası “Öz Startup” zihniyetinden kurtulamamaktır. Her şeyin kopyasını yaparak daha olgunlaşmamış bir pazarı gereğinden fazla kalabalıklaştırıyoruz. Oysa “öz” mantığından kurtulup “özgün”e doğru gitmemiz gerekiyor. 

5- Hesap kitap sıkıntısı: Bir çok Türk girişimcisi, ürününe aşık olmasına, pazarını da çok iyi bilmesine rağmen, finans ve muhasebe konusunda sınıfta kaldığı için şirketlerini sürdürülebilir bir yapıya oturtamıyor.

6- Sözleşme veya mevzuat korkusu:  Hukuki metinler bir girişimcinin hayatının merkezindedir. Sözleşmelerden, hukuki metinlerden korkmayın. Faaliyet gösterdiğiniz alandaki tüm mevzuatı avucunuzun içi gibi bilin.

7- Yatırımcıyı kaz gibi yolmak: Bir girişimin yatırım alması, dünya turuna çıkan bir motosikletin ilk 500 kilometre için deposunu doldurması gibidir. Oysa bizde ilk tur yatırımı adeta bir “exit” gibi değerlendiren girişimciler var, ilk kaynaklarını çar çur ettikleri için, daha sonra gerçekten ihtiyaçları olacak sermayeye ulaşamıyorlar.

8- İcraat’ın dışında kalmak:  Bir girişimi kurmak veya hayata geçirmek kolay değil, ancak o girişimin işleyen ve icra eden bir kurum haline gelmesi kuruluş aşamasından belki de beş kat daha zor. 

9- Yanlış ürün ısrarı: “Girişimcilik serüvenimde çok potansiyeli olan rakipler gördüm, ancak yanlış ürün ve platformda ısrar ettikleri için o potansiyellerine ulaşamadan silinip gittiler.”

10- Hızlı büyümeyi yönetememek: Doğru zamanda, doğru pazarı yakalamışken kapasitesi sınırlı bir ürün çıkartarak yükselen talebe karşılık kaliteyi, tedariği ve beklentileri yönetememek ölümlerin en acıklısı olabilir.

11- Tutkunun ötesine geçememek: Eğer bir işe girişiyorsanız, yalnız sevdiğiniz işi değil, muhasebe ve finanstan tutun, insan kaynaklarından operasyona, her şeyde bilgi sahibi olmanız gerekiyor. Başarı ancak, tutku ile icra yeteneğinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.

12- Şeffaflık sorunu: Merak etmeyin, insanlar sizin o parlak fikrinizi çalmak için sıraya girmiyor. Çaylak girişimcilerin yurtdışındaki literatürü takip ederek girişimlerinde yaşadıkları sıkıntıları mentor olarak gördüğü insanlarla paylaşmaları gerekiyor.

 

DÜNYA  Güventürk GÖRGÜLÜ 09.10.2015

Yazıyı Paylaşın:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here