‘Teknoloji ve İnovasyon Fonu’ ile ‘Bölgesel Kalkınma Fonu’ kuruldu

0

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, “Girişim sermayesi yatırımlarını artırmak, özel sektörün bu alana eğilmesini sağlamak için harekete geçtik. Teknoloji ve İnovasyon Fonu ile Bölgesel Kalkınma Fonu bu amaçlara hizmet edecek.” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, girişim sermayesi yatırımlarını artırmanın, özel sektörün bu alana eğilmesini sağlamanın ve bu yatırımları ülken geneline yaymanın gerektiğini belirterek, “İşte bugün Türkiye Kalkınma Fonu çatısı altında kurulacak olan Teknoloji ve İnovasyon Fonu ile Bölgesel Kalkınma Fonu bu amaçlara hizmet edecek. Böylelikle 750 milyon liralık kaynağı mobilize edecek, her iki fonun yapacağı yatırımları Kalkınma Yatırım Bankasıyla birlikte yöneteceğiz.” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ana yatırımcısı ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın kurucusu olduğu Türkiye Kalkınma Fonu çatısı altında kurulan “Bölgesel Kalkınma Fonu” ile “Teknoloji ve İnovasyon Fonu”nun tanıtımı Yıldız Teknopark’ta gerçekleştirildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank,, burada yaptığı konuşmada, bugün büyüme ve kalkınmayı daha kuvvetli bir şekilde desteklemek adına, finansal piyasalarda yeni bir reformu hayata geçirdiklerini ve Türkiye’nin üretken yarınları için tarihi bir adım attıklarını dile getirdi.

Büyümenin gücü ve kalkınmanın sürdürülebilirliği açısından parlak fikirlere, yeni teknolojilere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Varank, “Bunu başarmak içinse piyasaları iyi okuyabilen, inovatif ve dinamik, girişimciler gerekiyor. İşte bu yenilikçi fikirlerin hayat bulması ve ülkeye katma değer olarak dönmesi için girişimcilerin finansa erişiminin kolaylaştırılması son derece önemli. Artık kaynaklarını üretken yatırımlara mobilize edebilen ve etkin işleyen bir finansal piyasalar, katma değerli üretimin adeta olmazsa olmazı konumuna gelmiş durumda.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de ki durumu değerlendiren Varank, şöyle devam etti:

“Finans piyasalarımızda en büyük ağırlığı bankacılık sistemi oluşturuyor. Bankacılık sistemiyse genellikle kısa vadeli kaynaklardan besleniyor. Hal böyle olunca da bu kaynaklar uzun vadeli yatırımları finanse etmekte görece yetersiz kalıyor. Bu yüzden, kitle fonlaması, girişim ve risk sermayesi, hisseye dönüşebilir tahvil ihracı gibi uygulamalar alternatif finansman modelleri ihtiyacına yönelik olarak ortaya çıkıyor. Burada girişim sermayesine özel bir parantez açmak istiyorum.

İyi bir iş kurma fikriniz ve girişimcilik kabiliyetiniz var ancak finansa erişimde sıkıntı yaşıyorsanız, girişim sermayesi bu noktada yardımınıza yetişiyor. Bu yöntemde girişimlere kaynak sağlamanın yanı sıra, girişimlerin ihtiyaç duydukları yönetişim desteği de kendilerine sağlanıyor. Böylece yenilikçi şirketlerin daha da büyümesi, ürün çeşitliliğine gitmesi ve dış piyasalara açılması gibi alanlarda profesyonel tavsiyeler veriliyor.”

“Girişimcilerin yanındayız, yanında olmaya da devam edeceğiz”

Bakan Varank, Türkiye’deki girişim sermayesi uygulamalarına baktıklarında üç hususun dikkatlerini çektiğini ifade etti.

Bu hususlara değinen Varank, şunları kaydetti:

“Birincisi, gelişmiş ülkelerle kendimizi karşılaştırdığımızda, yatırım adedi ve miktarı açısından geride olduğumuzu gördük. İkincisi hali hazırda ülkemizde girişimcilik neredeyse tamamen kamu tarafından destekleniyor. iz her durumda girişimcilerin yanındayız, yanında olmaya da devam edeceğiz. Ancak daha büyük işlere imza atabilmek için özel sektörün de yeni filizlenen girişimleri desteklemesi, bu işlere heyecanla yaklaşması gerekiyor. Son tespitimiz ise mevcut mekanizmaların ülke geneline dengeli bir biçimde yayılmadığı oldu. Başka bir ifadeyle girişim sermayedarları, yatırımlarını ülkemizin özellikle gelişmiş bölgelerinde yoğunlaştırmış durumda.”

Dolayısıyla girişim sermayesi yatırımlarını artırmanın, özel sektörün bu alana eğilmesini sağlamanın ve bu yatırımları ülkenin geneline yaymanın gerektiğini dile getiren Varank, “İşte bugün Türkiye Kalkınma Fonu çatısı altında kurulacak olan Teknoloji ve İnovasyon Fonu ile Bölgesel Kalkınma Fonu bu amaçlara hizmet edecek. Böylelikle 750 milyon liralık kaynağı mobilize edecek, her iki fonun yapacağı yatırımları Kalkınma Yatırım Bankasıyla birlikte yöneteceğiz.” dedi.

Bu noktada bankanın özel sektör tecrübelerinden ve uzmanlık birikiminden yararlanacaklarını aktaran Varank, ayrıca nihai karar verici mercii olan Yatırım Komitesi’nin de bakanlık ve banka yetkililerinden müteşekkil profesyonel bir ekipten oluşacağını bildirdi.

Bakan Varank, böyle bir mekanizmanın Türkiye’de ilk defa uygulanacağının altını çizerek, “Bu fon teknolojiye, sanayiye, yeniliğe ve inovasyona yani üretken Türkiye’nin geleceğine yatırım yapacak. Bu yatırımlar da yerli ve milli potansiyelden en iyi şekilde faydalanmamızı sağlayacak, sanayi ve teknolojide hedeflediğimiz köklü dönüşümü hızlandıracak. Biz burada sadece paradan ya da finansal kaynaktan bahsetmiyoruz. Aynı zamanda, şirketlerin daha akılcı yatırım kararları almasını sağlayacak stratejik yönlendirmeyi de bankamızla yapacağız. Bu sayede nesiller boyu yaşayacak, kurumsallaşmış ve rekabetçi şirketlerin ekonomide hakim olmasını hedefliyoruz. Kurduğumuz bu iki fonla, firmalarımıza uzun vadeli sermaye desteği sunacak ve şirketlerin faiz yükü altında ezilmesine de engel olacağız.” diye konuştu.

“Kalkınmada öncelikli sektörleri ve istihdamı artıran yatırımları destekleyeceğiz”

Fonlardan kimlerin faydalanabileceğine de değinen Varank, şunları söyledi:

“Teknoloji ve İnovasyon Fonuyla, Türkiye’de büyük potansiyeli olan teknoloji tabanlı girişimlere destek sağlayacağız. 350 milyon liralık bu fonla, teknopark firmaları başta olmak üzere, yeni nesil girişimcilerin projelerine sermaye desteği sağlayacağız. Böylece ulusal ve uluslararası arenada başarı hikayeleri yazacak girişimcilerin önünü açacağız. İşte biz Teknoloji ve İnovasyon Fonu ile bu gibi girişimlerin doğmasını, hayatta kalmasını ve büyümesini sağlayacağız.

Belki de ülkemizden çıkacak unicornlar, ki bizim adlandırmamızla turcornlar, bu fon sayesinde kendilerini keşfedecekler. Türkiye Kalkınma Fonu çatısı altındaki diğer fonumuz ise Bölgesel Kalkınma Fonu. 400 milyon liralık bu fonla da ülkemizin her bölgesine ulaşıp, bölgesel ve küresel oyuncu olma potansiyeline sahip KOBİ’lere kaynak aktaracağız. Bu kapsamda kalkınmada öncelikli sektörleri ve istihdamı artıran yatırımları destekleyeceğiz.”

Kalkınma Ajansları’nın bu süreçte önemli görevler üstleneceğini dile getiren Varank, ajansların kuruldukları günden bugüne, yani son 10 senede, bölgelerinde politika geliştiren, istihdamı ve büyümeyi tetikleyen kurumlar olduğunu anlattı.

Kalkınma Ajansları’nın ikinci 10 yılında mevcut uygulamaları daha ileriye götüreceklerini bildiren Varank, 2020 yılının Ajanslar için bir dönüşüm yılı olacağını ve Bölgesel Kalkınma Fonu’nun da bu dönüşümün temel araçlarından biri olacağını söyledi.

Anadolu’da faaliyet gösteren, büyüme potansiyeli olan fakat gerekli finansmanı bulamayan girişimcilere ve yatırımcılara bu fonla umut olacaklarını kaydeden Varank, “İhracat ve cari açığı azaltma potansiyeli yüksek sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’leri destekleyecek, rekabet güçlerini artıracağız. Güçlü KOBİ’lerin büyümesiyle de hem istihdam artacak hem de bölgesel farklar hızla kapanacak.” diye konuştu.

“Gelin bu fonlara, Türkiye’nin yarınlarına yatırım yapın”

Bakan Varank, bakanlığın her iki fonla ortaya koyduğu 750 milyon liralık kaynağın, minimum seviye olarak görülmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“Biz sadece yeni bir başlangıcın fitilini ateşlemiş oluyoruz. Bu başlangıç sermayesinin ardından oluşacak alt fonlarla kısa vadede milyarlarca liralık kaynağın yatırıma ve üretime dönmesi dünyadaki uygulamalarda da elde edilen doğal bir netice inşallah bizim fonlarımızda da olacak. Uygulayacağımız bu sistemle birlikte yatırımlardaki geri dönüşler, yeniden başka şirketlere kaynak olabilecek.

Ar-Ge, Ür-Ge ve teknolojik dönüşüm artık tamamen kamu kaynaklarından, merkezi bütçeden değil aynı zamanda bu yatırımlarından gelen geri dönüşlerle de beslenecek. Bizim amacımız toplumsal refahı güçlü ve sürdürülebilir büyümeyle, nesilden nesile aktarılabilen rekabetçi ve kurumsal bir işletme altyapısını kurmak. İşte başlattığımız fonlar, hedeflerimize varmada önemli bir kaldıraç görevi üstlenecek.”

Söz konusu fonların, bankalar, nitelikli yatırımcılar, uluslararası sermaye, organize sanayi bölgeleri hatta ticaret/sanayi odaları ve teknoparklar gibi tüm paydaşların yatırımına açık olduğunu bildiren Varank, “Gelin bu fonlara, Türkiye’nin yarınlarına yatırım yapın. Yine buradan girişim sermayesi fonlarına da çağrı yapmak istiyorum Siz de Türkiye Kalkınma Bankasına başvurun, keşfettiğiniz işletmelere birlikte destek olalım, Türkiye kazansın, sizler de kazanın.” dedi.

Girişimcilere de seslenen Varank, şunları kaydetti:

“Üreten, değer katan, ticarileştiren ve istihdam oluşturan tüm girişimcilerin yanındayız. Sizler hayallerinize ulaşın diye, yeni mekanizmalar kurguluyor, işinizi büyütecek imkanları sizlere sunuyoruz. Bakanlığımızın açıkladığı her bir programı yakından takip edin. Özellikle gençlerin girişimciliğe yönelmesi son derece önemli ve değerli. Gençlere diyorum ki iş arayan değil, iş veren olmanın peşinden koşun.

Biz Bakanlık olarak; fikrim var ama sermayem yok diyen yenilikçi gençlerimizin yanında daha güçlü bir şekilde olmaya devam edeceğiz. Sözlerimi noktalarken, başta Hazine ve Maliye Bakanımız olmak üzere Kalkınma Yatırım Bankasına gösterdikleri stratejik işbirliğinden ötürü teşekkür ediyor, bu iki Fonun ülkemiz ekonomisine hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.”

HÜRRİYET 25.12.2019

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here