Türkiye’de Yapay Zekâ Kıvılcımları

0

Türkiye’de yapay zekâ ve derin öğrenme teknikleri araştırmalarının temelleri 1990’ların başlarında Boğaziçi Üniversitesi’nde atıldı. O dönemde bu çalışmaları yapan birçok araştırmacı bu alanda Türkiye’de hem destek bulamamaları hem de iş imkanlarının kısıtlı olması sebebiyle ABD’ye gitti.

Bugün anlıyoruz ki yapay zekâ ve derin öğrenme teknikleri tüm yeni teknolojilere güç veren bir alan. Bu çalışmaları gerçekleştirebilmek için donanımlı personele olan ihtiyaç büyük. Hızla elde edilmeye devam edilen veri ve bu verinin işlenmesi ile yapay zekâ algoritmaları hem tüketiciyi hem de ticari organizmaları derinden dönüştürecek yeni bir teknoloji.

Tüm dünya liderlerinin öncelikli hedefleri arasında. Çin yapay zekâ alanında ABD’yi geçmek için iddialı projeler geliştiriyor. Amaç 2030’da yapay zekâ alanında dünya liderliği. Putin yapay zekâda öne geçen ülkenin, dünya liderliğini de ele geçireceğini söylüyor.

Yapay zekâ alanında uluslararası amansız bir rekabet söz konusu.

Durum ciddi ve acil müdahale gerektiriyor.

Bugün ülkemizde yapay zekâ ve derin öğrenme teknikleri alanında son derece donanımlı bilim adamları tarafından atılan değerli adımlar var. Bu çalışmaları öğrendiğimde yapay zekâ kıvılcımlarının ülkemizde de oluşmaya başladığını düşündüm. Mutlu oldum. Toplumsal farkındalık ile bu çalışmaları cesaretlendirmemiz gerekiyor.

Kalkınma Bakanlığı ile çalışan Koç Üniversitesi, araştırma, eğitim ve sanayi iş birliğini de gerçekleştirecek Koç Üniversitesi Yapay Zekâ Laboratuvarını hayata geçirmek için ilk adımları geçtiğimiz dönemde attı. Koç’taki bu çalışmayı yapay zekâ alanında dünyanın en iddialı okullarından olan MIT (Massachusetts Institute of Technology)’de lisans ve doktora eğitimlerini tamamlayan ülkemizin yapay zekâ alanındaki sayılı liderlerinden Doç. Dr. Deniz Yüret yürütüyor. Deniz Hoca daha önce MIT Yapay zekâ laboratuvarı CSAIL’de yaptığı çalışmalarla kazandığı deneyimi ülkemize sabırla taşımaya çalışan değerli bir bilim adamı.

Yapay zekâ merkezleri donanımdan ziyade personel ağırlıklı yapılar. Yapay zekâda fark donanımlı personel ile yaratılıyor.

Ülkemizde yapay zekâ çalışmaları yürüten diğer donanımlı merkezlere baktığımızda:

Boğaziçi Üniversitesi

Yapay zekâ laboratuvarı (AILab) ve Algısal Zekâ Laboratuvarı (PiLab) olmak üzere iki ana merkezle beraber ayrıca münferit olarak yapay zekâ çalışmaları yürüten toplam 12 öğretim üyesi ve 16 doktora öğrencisine ev sahipliği yapıyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi

Yapay zekâ ve robotik laboratuvarında 4 öğretim üyesi ve 6 doktora öğrencisi ile yapay zekâ ve robotik çalışmalarına devam ediyor.

ODTÜ, Sabancı, Özyeğin, Hacettepe ve Bahçeşehir Üniversiteleri’nde de münferit olarak yapay zekâ araştırmaları yapan bilim adamları mevcut.

TÜBİTAK sensör, radar, modelleme çalışmaları ile bu yönde çalışıyor.

Ülkemizdeki tüm bu çalışmaları koordine edebilen ve diğer yurt içi üniversitelerde münferit olarak yapay zekâ ve derin öğrenme teknikleri alanında çalışan bilim adamlarına destek olabilecek büyük bir platform yok. İşte, Koç Üniversitesi’nden Deniz Hoca ve ekibinin Kalkınma Bakanlığı ile birlikte planladığı Yapay Zekâ Laboratuvarı ülkemizde var olan bu yapay zekâ kıvılcımlarına güç verecek enerjiyi sağlayabilecek bir platform.

Yapay zekâ, hızla laboratuvardan pazara ve tüketiciye doğru hareket ediyor. Wuzhen Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre ABD’de 2905 adet sadece yapay zekâ üzerine çalışan şirket var. Çin’de 709, İngiltere’de 366, Hindistan’da 233, Kanada’da 228, İsrail’de 173 ve Almanya’da 160 adet yapay zekâ üzerine çalışan şirket var.

Türkiye’de de yapay zekâ araştırmaları yavaş yavaş pazara inmeye başladı. Örneğin Sabancı Üniversitesi öğretim üyelerinden Aytül Erçil’in Vispera isimli perakende sektörüne yönelik yapay zekâ çözümleri geliştiren girişimi bu yöndeki başarılı örneklerden biri.

 

HÜRRİYET Şahver Kaya 10.04.2018

Yazıyı Paylaşın:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here