Steve Jobs’dan Değil, Aaron Swartz’dan İlham Alın!

0

Bilişim alanında yaptığı projeler ile adından sıkça söz ettiren Sn. Buğra Ayan ile bilişim üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Türkiye’nin bilişim alanındaki potansiyelini, bu alanda kariyerini ilerletmek isteyenlere tavsiyeleri ve çok daha fazlasına bu röportajımızdan ulaşabilirsiniz.

 

1)Öncelikle Buğra Ayan’ı kısaca tanıyabilir miyiz?

Elbette. 1989 yılında Erzurum’da doğdum. Zorlu bir lise macerasının sonunda okulun son sıralarından Erzurum Fen Lisesi’nden mezun oldum. Aynı yıl Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nü kazandım. Üniversiteye girdiğimde artık ÖSS (O zamanlar öyle deniliyordu.) stresinden kurtulmuş olmanın rahatlığı ile internet üzerine çalışmaya başladım. İnterneti anlamaya çalışıyordum fakat o aralar modern olan şey “hacker” olmaktı. Çoğu arkadaşım gibi internet sitelerini kurcalamaya başladım. 2008 yılında “Facebook’un güvenlik açıkları” adlı çalışması sektörün önemli yayın organı Chip Dergisi’nde yayınlandı. Ardından irili ufaklı açıklar bulmaya ve bunları site sahiplerine bildirmeye devam ettim. Sonra bir güzel kendim de hacklendim. smiley  Sonra tekrar hacklendim. Sonra bu hackleyen kişilerle de tanışıp güzel arkadaşlıklar da kurdum. Buradan Barış ve Bülent’e de selam olsun. Sonrasında internet endüstrisinin pozitif tarafına geçmeye çalıştım. İnterneti aktif kullanan herkesle söyleşiler yapmaya çalıştım.

Yemeksepeti’nden ekşisözlüğe kadar bir çok girişimi, girişimciyi bu sıralarda tanıdım. 150’ye yakın söyleşi yaptım. Bir yandan da kendim internet üzerine yazılar yazdım. Bu yazılar üniversitedeyken bir kitap oldu. Üniversite ikinci sınıftayken 2009 yılında “İnternet Sırları” isimli bir kitabım yayınlandı. Aynı yıl Microsoft’un yarışmasını kazanarak staj yapma şansı yakalayan 24 kişiden biri oldum. Sonrasında da Microsoft Öğrenci Danışmanlığı (MSP) görevinde bulundum. 2012 yılında lisede olduğu gibi üniversite eğitimini sindire sindire 6 yılda tamamladım. smiley Üniversitenin son günlerinde T.B.M.M de kurulan Bilişim İnternet Araştırma Komisyonu çalışmalarına davet edilen tek üniversite öğrencisi oldum. Bu kariyerimin yönünü de önemli ölçüde belirledi. Hali hazırda da bir devlet kurumunda internet üzerine Uzman ünvanıyla çalışıyorum. Aynı zamanda Gazi Üniversitesi Bilişim Sistemleri Bölümünde yüksek lisans eğitimine devam ediyorum, tez aşamasındayım. Sosyal Ağlarda Makine Öğrenmesi üzerine çalışıyorum.

2)Özellikle bilişim alanında birçok gönüllü çalışmanız bulunuyor. Türkiye’nin bilişim alanındaki potansiyeli ve bu potansiyelini ne kadar kullandığı hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Bilişim bilgi ve iletişim kelimelerinden oluşuyor biliyorsunuz.

Bilgi ve iletişim ekonominin haricinde içerisinde bir çok sosyal, kültürel okumanın ortaya çıkabileceği deryalar. Dolayısıyla bu camianın, Bilişim Camiasının, bir sebze-meyve üreticileri gibi sadece ürün satışına ve kâr yapmaya odaklanan bir cemiyet olmaması gerektiğine inanıyorum. Bilgi toplumuna dönüşümde her bireyin parçası olduğu topluma bilgi ve iletişim teknolojilerinin fırsatlarından yararlanma , risklerinden kaçınma noktasında güç katması da ortak yaşam kültürünün bir parçası olmalı düşüncesindeyim. Dolayısıyla bu “gönüllülük çalışmalarını” olması gereken bir şey gibi görüyorum. Örneğin Youtube kanalımdan yüzbinlerce insan matematik bilgisini geliştirdiyse bu yarın benim de hayatımı daha kaliteli bir hale getirecektir. Potansiyele gelirsek, bunun çok ötesinde olduğunu biliyorum. Ne kadarı kullanılıyor çok net bir şey söyleyemem ama aksiyona geçildiğini görüyorum. Gerek eğitim teknolojilerindeki insanlar gerek bilişim camiası sosyal medyanın da gücünü arkasına alarak bilgi toplumuna geçiş noktasındaki çalışmaları her geçen gün artırıyor.

3)Sizi bilişim alanında Hayalimdeki Robot, Tebeşir Hareketi, Bilişim Hareketi tip projeler geliştirmeye ve kitleleri tetiklemeye yönlendiren ne oldu? Gerek üniversite gerekse iş yaşamınızda neyi farklı yaptığınızı düşünüyorsunuz?

Güzel bir şarkı sözü var. “Biz farklı noktalara düşen domino taşları. Farklı noktalarla kaplı fakat gördüğümüz şey aynı.” diyor Yunus Özyavuz (Sagopa Kajmer) bir dizesinde. O misal, aslında farklı noktalardaki aynı insanlar birbirini buldu. Bu enerji 81 ile hatta yurtdışında binlerce çocuğa, gence yayıldı. Benim bir adım önde olmam interneti daha hızlı ve pratik kullanmamdan ileri geliyor. Okulları boşuna uzatmadık. smiley Eminim benden daha iyi internet çözümlemeleri yapıp kitlelerin potansiyelini ortaya çıkaran gençler de çıkacaktır. Üniversite veya iş yaşamına gelirsek, farklı bir şey mi bilmiyorum ama genelde “Nosce Te İpsum” şifresini çözmek için merak duygumu korumaya çalışıyorum. Bu da güzel sonuçları doğuruyor.

4) Girişimcinin Başucu Kitabı, Sosyal Ağlar Tarihi, Çocuklar İçin Kodlama kitaplarının yazarısınız. Dijital çağın gündelik ve iş yaşamına etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

 Kitapların hikayesinden bahsedeyim önce biraz. Sosyal Ağlar Tarihi, 230 sosyal ağ incelemesinin yer aldığı 400 sayfalık detaylı bir çalışma. Araştırdığım kadarıyla dünyada da daha geniş bir çalışma yapılmadı. Sosyal ağlar konusunda ABD, Rusya, Çin, Kore, Japon, Alman ekolleri başta olmak üzere tüm dünyadaki sosyal ağ vakalarını incelemeye çalışıyor. Bunları teknik olarak değil de hem girişimci hem tüketici yönünden anahtar hikayelerini ele alıyor. Girişimcinin Başucu Kitabı, dijital araçları kullanarak bir girişim yapmak isteyenler için yol haritası sunuyor. Bu kitap yazılırken de benzer şekilde sayısız girişimin hikayesi incelendi ve hap bir kitap ortaya çıktı. Çocuklar için Kodlama kitabı, 2015 yılında yayınladığım kitabımdı. O dönem çocuklar için kodlama kitabı neredeyse hiç yoktu. Sürecin kritik olduğunu düşündüğüm için topa girip kitabı kaleme aldım. Çok şükür artık bol bol kitap var benzeri şekilde. Gelecek neslin algoritmik düşünce kazanması için bir çok yayınevi, STK, üniversite akıllı hamleler yapıyor.

5)Bilişim alanında kariyerini ilerletmek isteyen gençler, mühendis adayları ve mühendisler için tavsiyeleriniz nedir?

Yola Steve Jobs’dan değil Aaron Swartz’dan ilham alsınlar. Her insanın, insanlığın hikayesi olduğunu ve bu süreçte en önemli değişimin icatlarla değil “anlamak” ile olduğunu her daim akıllarında tutsunlar smiley

ELEKTRİKPORT 05.01.2018

Yazıyı Paylaşın:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here