Daha zekiyiz ama başarı insana yatırımla gelir

0

Temelleri 1948 yılında atılan bir bilim teorisi Türk akademisyenin ellerinde hayat buldu. “Kutupsal kodlama” adı verilen yeni bir yöntemle 60 yıllık kuramsal bir probleme çözüm getiren Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Arıkan’ın buluşu, Uluslararası Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Birliği’nin (IEEE) en büyük ödülüyle onurlandırıldı.

Enformasyon teknolojileri alanındaki buluşuyla son beş yılda en önemli makaleye dayalı çalışmaya verilen IEEE Baker Prize Ödülü’nü alan Arıkan bu ödüle layık görülen ilk Türk biliminsanı oldu. Yeni jenerasyon cep telefonlarında ve uydu iletişiminde artık Arıkan’ın kodlarının kullanılması bekleniyor. Arıkan’ın buluşu sayesinde toptan veri iletim sistemlerinin kod sistemi mantığı değişecek. Bundan sonra cep telefonu görüntüleme sistemleri daha hızlı ve daha yüksek kalitede olacak. Televizyon yayınları, daha yüksek kaliteli görüntüler verecek.

Ödülüyle ilgili olarak Hürriyet’e konuşan Prof. Dr. Arıkan, “Bunu akademik bir ilerleme olarak sunmak daha doğru. Pratik etkilerin hissedilmesi zaman alacak” dedi.
Türkiye’deki bilim ortamını da Hürriyet’e değerlendiren Arıkan şöyle konuştu: “Türkiye’de bilimsel çalışma yapılamaz diye bir şey yok. Ben üniversite derecelerimi ABD’de aldım. Bir sene çalıştım. Türkiye’ye geldim. orada başlamış olduğum çalışmalara burada devam ettim. Uzun soluklu işler yapmaya çalıştım. Kısa vadede sonuç getirecek üniversitelerin yıllık terfi performans ölçülerine fazla aldırış etmedim. Sonuçta Türkiye’de olduğum için mutluyum. Burada yeni işe başlayan ve yurtdışında çalışan akademisyenlere örnek olduğumu düşünüyorum. Bu bakımdan mutluyum.”

Internet sayesinde bilim dünyası arasında irtibatın yüksek olduğuna da değinen Arıkan, “1987’de Türkiye’ye geldiğimde dış dünya ile irtibatım önemli ölçüde kesilmişti. İnternet yoktu. Birisinden makale istediğinizde postayla bir haftada geliyordu. Artık bilimsel çalışma açısından yurtıdışndan çok fazla dezavantajlı olduğumuzu düşünmüyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin geçmişe göre daha iyiye gittiğini ifade eden Arıkan, “Bilgiye erişemiyorum, yurtdışına gidecek fonum yok bilim yapamam diye bir olay yok. Ama bilim yapacak olan için kararlılık ve çok çalışma şart” derken Türkiye’nin bilim alanında gelişmesi için gerekli formülü şöyle açıkladı: “Bilim geleceğinin parlak olması için ilkokuldan başlayarak matematik ve fen eğitiminin kuvvetli olması lazım. Ama artık öğrencilerin sınavlar nedeniyle testlere hazırlanmaları daha önemli bulunuyor sanki. Matematik ve fen eğitimi olmazsa teknik konularda hamle yapmak mümkün değil. Kitle halinde ilerleme bekleniyorsa en az 30 yıllık program gerekli. Bilimi yapan seyahat ya da bütçe değil insan sermayesidir. İnsana yatırım yapmak lazım. İnsanları konferanslara göndererek, ellerine para vererek, laboratuvar donatarak yeterli bilim yapılmaz. Gerekli olan şey bütün dünyadaki akranları ile yarışabilecek düzeyde iyi donatılmış matematikle donatılmış beyinleri ilkokuldan başlayarak eğitmek. Fen eğitiminde dünyadaki ilk beşte olmalıyız. Bizim zamanımızda yetiştiğimiz okullar böyleydi; şimdi böyle okular var mı emin değilim. Türkiyedeki insanlar olarak daha az zeki değiliz. Daha becerikli daha yetenekliyiz. Ben hep zeka ve yeteneklerimizin yeterince değerlendirilmediğini düşündüm. Bu yapılırsa bir sürü ödül ve başarı gelir. Yeter ki insan sermayesine yatırım yapılsın”�

Prof. Dr. Arıkan kimdir?

Erdal Arıkan, 1976 yılında üniversite sınavı birincisi olarak ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünü kazandı. Arıkan, Türkiye’deki o yıllardaki olaylar nedeniyle ODTÜ’nün kapanması üzerine ABD’de Caltech Üniversitesi’ne gitti. İkinci sınıftan itibaren bu üniversiteye eğitimine devam eden Arıkan, üç yılda çok yüksek not ortalamasıyla mezun oldu.

MIT’de master ve doktorasını tamamlayan Arıkan, o yıllarda IEEE’nin 1966’da aynı ödülü alan hocası Robert Galger’la birlikte çalıştı. 1985’de University Of Illinoiss’de çalışmaya başlayan Arıkan, 1987’de Bilkent Üniversitesi’nin kuruluş yıllarında Türkiye’ye döndü.

HÜRRİYET

Yazıyı Paylaşın:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here