Programlama çocuk oyuncağı değil!

0

Yüksek teknolojiye dayalı yeni bir ekonomik düzen kuruluyor ve bu ekonomide rekabet etmek için program yazma kabileyeti şart. Peki biz neredeyiz bu yarışta? Hemen söyleyeyim. Yeni ekonominin borsası NASDAQ’da Yunanistan’ın 18, nüfusu onda birimiz İsrail’in 65 şirketi işlem görüyor ama bizden tek bir şirket yok!

Geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği eğitim bakanların acil koduyla bir çağrı yapıldı. Obama benzer çağrıyı daha önce yapmıştı. Uzak Asya ülkeleri zaten seferberlik ilan etmiş durumda. Herkesin derdi kodlama! Yüksek teknolojiye dayalı yeni bir ekonomik düzen kuruluyor ve bu ekonomide rekabet etmek için program yazma kabileyeti şart. Peki biz neredeyiz bu yarışta? Hemen söyleyeyim. Yeni ekonominin borsası NASDAQ’da Yunanistan’ın 18, nüfusu onda birimiz İsrail’in 65 şirketi işlem görüyor ama bizden tek bir şirket yok! Sanayi devriminden sonra yüksek teknoloji devrimini de kaçırıyor muyuz?

 

Avrupa Birliği’nden Eğitim Bakanlarına Acil Eylem Çağrısı!


AB geçen hafta acil çağrısıyla tüm üye eğitim bakanlarına bir mektup gönderdi. Mektup genç işsizlik ve yüksek teknoloji sektörlerindeki nitelikli eleman açığı istatistikleriyle başlıyor ve lafı uzatmadan kodlama yani programlama bu sorunun çözümüdür elinizi çabuk tutun diyor. Sonra da her bir üye ülkeden kodlamayı ilkokul müfredatına almasını talep ediyor. Mektubun can alıcı yanı şu: Yeni ekonomide rekabet edebilmemiz çocuklarımıza kodlamayı erken yaşta öğretmekten geçiyor! Bir yandan ABD’nin digital pazardaki tekeli diğer taraftan Uzak Asya ülkelerinin tehdidi altında kalan AB çıkışı çocuklara programlama öğretmekte görüyor!

 

Ama AB yalnız değil bu konuda! Obama da başkan olur olmaz çocuklara kodlama eğitimini kişisel olarak öncelik yaptı. Sayısız konuşmasında, reklam filmlerinde ve özel hazırlanmış sitelerde bu konuyu detaylı bir şekilde işledi. Hatta Obama’nın çocuklara bilgisayar oyunu oynayın ama oynamakla kalmayın o oyunların nasıl yazıldığını öğrenip daha iyisini siz yazın dediği bir konuşmadan alıntılar bizde de Binali Yıldırım’ın aynı konuda yaptığı bir konuşma ile yan yana koyularak popüler bir youtube videosuna dönüştü. İzlemediyseniz muhakkak arayıp bulun bu Türkçe altyazılı videoyu. Kodlamada nerede olduğumuzu anlamak için güzel bir örnek.

 

Programlama Çocuk Oyuncağı!

 

İşte tam dünyada bu gelişmeler olurken bizde niye yaprak kıpırdamıyor diye dertlenirken geçtiğimiz aylarda Twitter’da ‘Programlama çocuk oyuncağı’ başlıklı bir kampanya gördüm. Çocuklara programlama öğreten bir girişim. Üstelik ücretsiz! Bilgisayar oyunu müptelası, bilgisayar oyunu geliştirmek dışında bir hayali olmayan oğluma bu kampanyayı anlatınca hemen atladı ve ertesi gün Bahçeşehir Üniversitesi kampüsündeki ‘Programlama Çocuk Oyuncağı’ etkinliğinde bulduk kendimizi. Meraktan ben de katıldım. Pırıl pırıl genç eğitmenler çocuklarla tek tek ilgileniyor, onlara programlamanın aslında gerçekten çocuk oyuncağı olduğunu yaparak öğretiyordu. Ben bile coding.com ‘daki uygulama ile uyduruk da olsa bir program yazdım!

 

Digital Don Kişot: Doç. Dr. Selçuk Özdemir

 

Sonra merak ettim bu gerçekten başarılı projeyi ve araştırınca projenin mimarı Doç. Dr. Selçuk Özdemir hocayı buldum. Aşçılar diyarı Bolu’dan gelip ODTÜ’de okumuş ve çocuklara programlama öğretmeyi misyon edinmiş. Çocuklara programlama öğreten üç popüler kitabın yanısıra pek çok sivil toplum kuruluşuyla projeler de yapmış.  Tek derdi çocuklarımızın hayallerini hayata geçirebilecekleri bilişim becerisi kazandırmak. Selçuk hoca son projesinde Türkiye’de bir inanılmazı başarmak, 100 bin çocuğa kodlama öğretmek istiyor. Türkiye Bilişim Derneği desteğiyle bu amacına ulaşmak yolunda epey bir mesafe katetmiş durumda. Mayıs ayından bu yana 40 bin çocuğa yüzyüze eğitimle ulaşmışlar. Gidemedikleri yerlerde 20 bin çocuğa da video konferansla eğitim vermşler. Doğru dürüst bir destek olmadan bir Don Kişot tutkusuyla asılmış bu işe Selçuk hoca. Bu işin sırrı nedir dediğimde petrolü, doğalgazı, altını veya elması olmayan bu ülkenin zenginleşmek için bilim ve bilişimden başka bir şansı yok diyor.

 

Selçuk hocanın yaptıklarını dinleyince  ‘Amerika’da Avrupa’da olsan şimdiye devlet nişanı alırdın hocam!’ diyorum gülüyor. Mütevazi. Yaptığı işin önemini biliyor ama tek başına yetişemediğinin de altını çiziyor. Bir futbol maçına gösterdiğimiz ilginin onda biri bu konuya göstermemizi istiyor. Yoksa ‘dovload toplumu olmaktan upload toplumu olmaya geçemeyiz’ diye ekliyor.

 

Zenginler ligine çıkmanın yolu…

Geçenlerde anlatmıştım. İki çapulcunun kurduğu WhatsAPP bizim 70 yılda devlet tekeliyle kurup kolladığımız ve bugün piyasaya açtığımız en büyük dört şirketlimizden (TTelekom, Tüpraş, THY ve PO) daha kıymetli. Epi topu 53 kişinin çalıştığı 5 yıllık bir yazılım şirketınden sözediyoruz! Buna benzer pek çok örnek var ama uzatmayayım. Sözün özü programlama çocuk oyuncağı değil! Bu çağda zenginler ligine çıkmanın yolu oradan geçiyor. Duble yollar, milli otomobiller, dev havalimanları yaparak zenginleşme devri geride kaldı.

 

 

HÜRRİYET Selçuk Şirin 30.08.2014

Yazıyı Paylaşın:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here